Güneş Gözlüklerim İçin Ayin
December 8, 2009 by: Traveling GAa, evet, Hırvatistan aslında güzel bir ülke ve çok güneşli. Dubrovnik’i çevresi içine alan Şehir Duvarlarının üstünde yürüyerek harika bir vakit geçirdim…Öylesine harikaydı ki, bu güzel fotoğrafları çekerken fazlasıyla ihtiyaç duyduğum güneş gözlüklerimi bir çıkıntıya bıraktım.


Evden çıkmadan önce henüz aldığım güzel güneş gözlüklerimdi, ah! Ve en kötüsü ise benzer güneş gözlüklerinin şu anda bulunduğum yerdeki mağazalarda fiyatının iki katı olmasıydı.
Bunların hepsi günbatımında Şehir Duvarlarının gardiyanının gelerek herkese Şehir Duvarlarını terk etmesini çünkü kapatacaklarını bağırarak söylemesiyle başladı. Oldukça saldırgan bir hali vardı ve çıkmak için acele ettiğimden, güneş gözlüklerimi unuttum.
Ertesi sabah açtıkları zaman, Şehir Duvarlarının ofisine buldular mı diye sormaya gittim ve adam bana tuhaf bir şekilde sırıttı ve garip bir karşılık vererek, kayıp kutularının olmadığını söledi. Bana gözlükleri bıraktığım yere gitmeme izin verdi ama orada değildi. Gece oradan en son ayrılan ve sabah da en erken gelen ben olduğuma göre, belli ki, orada çalışan adam onları almıştı.
Aa iyi, en azından iyi bir yazı çıkardım!
Requiem for My Sunglasses
As I climb the city walls
Seeing beauty that befalls
Amber roofs and flowing streets
What is that my eye now meets?
Oh, the sun, so ever bright
Won’t it relinquish its might
Even for a moment please
So I might observe with ease.
Ah, my glasses, they will shield
My eyes from the sun’s bright field.
Protect me now, while I gaze
At windswept isles now ablaze.
Ravishing red with crystal blues,
The sky, the sea, exchanging hues.
Day and night approach as one,
Half-up, half-down, is the sun.
What majesty I enjoy
Is paused by a sneaky ploy.
“Time is up! Go, leave the wall!
Hurry, Hurry!” now he squalls.
I descend and go to dine,
Forgetful of sun’s bright shine.
In the morning I remark,
“I left them when it got dark!”
I return, to no avail,
The guard had just made the sale.
Their black market awash with goods
Swiped by guards because they could.
“For lost and found, there’s no staff”
He said smirking, with a laugh.
Oh great! Now, what will I do?
Pray for clouds to breeze on through!


